Karadağ Gezimiz

Selam;
Biz Karadağ gezisini geçen Mayıs ayında yaptık. Sizde gidecekmişsiniz. Neler yaptığımızı aşağıya yazıyorum. Umarım faydalı olur.

Biz iki aile gittik. O tarihlerde sadece THY’nin, Atatürk Havalimanı’ndan uçuşları vardı. İlk planımız perşembe günü gidip pazar günü dönmekti ama bilet fiyatlarına bakınca aile başına (Bizim için 2 yetişkin iki küçük çocuk) toplam 2.000 TL’den fazla bilet parası çıkıyordu. Çarşamba-cumartesi seçtiğimizde ise bu meblağın 980 TL’ye indiğini fark ettim. Bizde tabi ki çarşamba gidiş cumartesi dönüşü seçtik tabi ki :). Üstelik en güzel yanı uçuşun giderken sabah 8 civarında cumartesi dönüşte de akşam 8’de olmasıydı ki bu da bize fazladan epey zaman kazandırdı. Bence bilet alırken tarihleri esnek tut. Fiyat çok fark edebiliyor.

Her zaman olduğu gibi gitmeden önce otel rezervasyonunu internetten yaptım.  Tarihi yapısı ve fotoğraflardaki güzelliği nedeniyle gezi sırasında Kotor’da kalmayı tercih ettik. Zaten o mevsimde çocuklarla denize girme şansımız da yoktu. Bu sebeple Budva’yı tercih etmedik. Kotor deniz kıyında ancak içerisinden denize girilmiyor. Biraz ilerlemek gerekiyor. Budva’da ise hemen içinde güzel bir plaj vardı. Buna karşılık bence Kotor’un tarihi yapısı, sokakları v.s. Budva’dan çok daha güzeldi. Neyse uzun lafın kısası gezi ekibi olarak Kotor içinde yer alan Apartments Popovic (Kotor’un dışında da bir yerleri var. Orayı bilmiyorum. Biz Kotor’un içinde olanda kaldık.) adlı otelde kalmaya karar verdik. İyi ki de öyle yapmışız. Çocuklu ailelere uygun, oldukça büyük apart tarzı  odalarda kaldık. Odalarda mutfak, çamaşır makinesi v.b. tüm ihtiyaç duyulan eşyalar vardı. Kotor’un tarihi merkezinde çok hoş küçük bir meydana bakıyordu. Üstelik 3 gece için aile başı 180 Euro verdik ki bence konum ve odalar için oldukça makul bir rakam. Kaldığımız yerin bir fotoğrafını koyuyorum.

otel-popovic

Planlamayı yaparken uçağın Karadağ’da Podgorica Havaalanı’na indiğini ve buradan Kotor’un yaklaşık 1,5 saat sürdüğünü fark ettim. Zaten Havaalanı’ndan araç kiralamayı düşünüyorduk. Firmalardan rezervasyon yapmaya çalıştığımda iki ailenin kullanabileceği D segmenti bir araç için toplam 300 Euro civarında kiralama ücreti çıkınca Apartments Popovic’in sahibi Lazar’a mail atıp bu konuda yardımcı olup olamayacaklarını, hatta mümkünse bizi gezdirecek bir şoförde olursa çok iyi olacağını söyledim. Bunun üzerine yaptığımız yazışmalar neticesinde Lazar’ın aracılığıyla Adventure Montenegro isimli yerel bir tur şirketinin sahibi olan Reno ile tanışma şansımız oldu. Reno bize planladığımız ve aşağıda yazacağım tüm tur için kendisi şoförlük yapacak ve yanımızda birde rehber bulunacak şekilde her şey dahil toplam 540 Euro fiyat verdi. Üstelik araçta minibüs tarzı oldukça yeni model 8 kişilik bir minivandı. Bizde araç kiralamanın risklerini, normal ücretinin yanında benzin parası gibi diğer ücretleri, şoförlü ve rehberli bir tatilin avantajlarını karşılaştırarak Reno ile anlaşmaya karar verdik. İstersen sana da iletişim bilgilerini verebilirim. Biz çok memnun kaldık. Verdiğimiz paraya kesinlikle değdi. Bizi havaalanından alıp 4 gün boyunca sıkılmadan, hiçbir bahane üretmeden, hiç sıkıntı vermeden çok güzel bir şekilde gezdirdi. Bunun üzerine Reno’nun birde eski denizci ve balıkçı, aynı zamanda da Trip Advisor’da ilk 5 te yer alan ‘Cesarica’ adlı deniz ürünleri restoranının sahibi çıkması, bizim için ek bir avantaj oldu.

Kotor’a giderseniz, Reno’dan yardım alın almayın mutlaka Cesarica’ya gidin. Ara bir sokakta olduğu için bulması biraz zor.  Aslen Kotor’un içindekiceserica-1 hemen hemen bütün deniz ürünleri restoranlarının menüleri ve lezzetleri birbirinin aynısı. Ama sanırım biraz Reno’nun yaklaşımından birazda restoranın ambiyansından olsa gerek Cesarica diğerlerine göre bizi daha çok etkiledi. Fiyatları da oldukça uygundu. Burada yediğimiz akşam yemeği için 4 yetişkin 3 çocuk deniz ürünleri ve balık yiyerek, içecekler ve tatlıyla birlikte 80 Euro hesap ödedik. Ben en çok ızgara ahtapotu ve tencerede sosla gelen karidesi beğendim. Mutlaka gidin, bizi (3 çocukla 4 gün gezdirdiği ve minivanını fazlasıyla kirletenleri) hatırlatın. Cesarica fotoğrafını ekliyorum.

kotor1Gelelim gezimize. Çarşamba sabah 8’deki uçakla hatırladığım kadarıyla 1 saat 50 dakikalık bir yolculuktan sonra yerel saatle 10:00 gibi Reno’yla buluştuk. Podgorica’dan Kotor’a 2 saate yakın bir sürede varabildik. Bunda o sırada yolda tadilat çalışmalarının olmasının da etkisi vardı. 25 dakika kadar hiç hareket etmeden beklemiştik. Otelimiz Kotor’un kale surlarının içerisinde olduğu için araçtan surların dışında inerek yürümemiz gerekti. Neyse ki hem Kotor’un kale içi çok büyük değil hem de otelimiz kapıya uzak değildi. Yoksa hem çantalar hem çocuklar oldukça zorlayabilirdi. Elbette otele yerleşir yerleşmez Kotor’u gezmeye çıktık.

Kotor’un turistik merkezi kale surları içinde dar sokaklar ve güzel, küçük kotor2meydanlardan oluşuyor. Daha önce gittiysen bilirsin, Dubrovnik’e çok benzettim ama çok daha küçük. Bir klasik olarak çok sayıda ve çeşitte restoran, pastane ve hediyelik eşya satan mağaza var. Kale içinde bulunan birkaç küçük müze ve kiliseyi de tercihe göre gezebilirsiniz. Kalenin surlarına da çıkılabiliyor ama biz çocuklarla bunu denemedik bile. Açıkçası giderken daha büyük ve gezmesi daha çok zaman alacak bir yer bekliyordum. İlk günümüzü Kotor’da geçirdik. 2 saat gibi bir sürede tüm kale içini rahatça gezdik. Kalenin dışındaki kısımlarda ise ilgimizi çeken çok fazla bir şey yoktu. Elbette akşam internette önerilen bir deniz ürünleri restoranında yemeğimizi yedik. Kotor’dan bazı fotoğraflar ekliyorum.

kotor3

Unutmadan yazayım, orada sezon nisan sonu mayıs başında başlıyormuş. Ondan önce birçok yer kapalı oluyormuş. Mayıs ayında biz gittiğimizde ara ara yağmur yağdı ama rahatsız etmedi. Hava sıcaklığı da gün içinde 18-24 derece arasında değişti.

Ertesi sabah saat 8’de Reno bizi aldı ve gezi planımızın ilk aşaması olan pociteljMostar’a günübirlik gezimize başladık. Bu arada Reno bizi kahvaltı için yol üstünde bir börekçiye götürdü. Sonraki iki günde kahvaltılarımızı o börekçiden aldığımız muhteşem peynirli ve patatesli böreklerle yaptık. Güzel börekçiler bulursanız kaçırmayın. 3 saat civarında bir yolculuktan sonra Mostar yolu üzerindeki Pocitelj’e vardık. Pocitelj eski bir Osmanlı kasabası. Küçük ve güzel bir camisi var. Bir tepenin yamacında yer alıyor. 20 dk gezip bir türk kahvesi içmek yeterli. Tam girişindeki Kafe’de içtiğimiz Bosna usulü kahve oldukça iyiydi.

Buradan 30 dakikalık bir yolculukla Mostar’a çok yakın bir konumda olan Blagaj’a geçtik. Blagaj’da Alperenler Tekkesi var. Çok güzel bir doğası var. Tekke’de oldukça etkileyici. Gezmesi biraz zaman alıyor ama oraya kadar gitmişken mutlaka gezilmeli. Birkaç fotoğrafını koydum.

blagaj-1       blagaj2

 

 

 

 

Blagaj’dan 20-25 dakikada Mostar’a vardık. Mostar hakkında çok fazla şey yazmayacağım. Zaten her yerden bilgi alabilirsin. Eminim fotoğraflarını da çok görmüşsündür. Meşhur köprü ve çevresinde gezdik. Çokta memnun kaldık. Hediyelik eşya alınabilecek birçok dükkan var. Güzel lokantalar ve kafeler mevcut. Biz yemekte her şeyden tadabilmek için ortaya karışık gelen 2-3 kişilik tepsiden söyledik. İçerisinde Bosna’nın geleneksel yemeklerinden birçok çeşit vardı. Size de tavsiye ederim. Mostar’dan ayrılmamız akşam saat 7’yi buldu.

Dönüşümüz gidişimiz kadar eğlenceli olmadı. Doğal olarak çok yorulmuşuz. Yolda uzun sürdü. Neyse ki arabayı biz kullanmadık. Gece 12’de anca otelimize girmiştik. Ama değdi.

denizdeki-kiliseErtesi sabah yine aynı şekilde sabah 8’de yola çıktık. Cuma gününü Karadağ’a ayırmıştık. Önce Kotor’a çok yakın mesafedeki Perast’a gittik. Deniz kıyısında küçük, turistik bir yerleşim yeri. Buradan tekneyle 5 dakika mesafede bulunan denizin ortasındaki kiliseye (Our Lady of Rocks) geçtik. İlginç bir hikayesi var. İçi de güzeldi. Rehberimiz uzun uzun anlattı.

mozale3

 

Buradan Lovcenj’deki mozaleye doğru yola çıktık. Ne kadar olduğunu bilmemekle birlikte epey uzun sürdü. Ama yolda muhteşem manzaralar vardı. Mutlaka gidin. Deniz seviyesinden kısa süre içinde oldukça yükseğe çıkılıyor. Ara ara durup fotoğraf çektirdik.

 

mozale2

mozale1

Son olarak da Budva’ya uğradık. Burada kale içini ve çevresini gezdik. Kotor’a çok benzemekle birlikte biraz daha turistik bir yer gibi geldi. Daha çok otel vardı ve kale içi daha küçüktü.

Son günümüzde uçağımız akşam sekizdeydi ve biz Reno’yla sadece Havaalanı’na transfer için anlaşmıştık. Ancak buna rağmen kahvaltıdan sonra bizi aldı ve uçak saatine kadar Karadağ’da gezdirdi. Önce Sveti Stefan adlı adanın olduğu bölgeye gittik. Uzaktan muhteşem görünmekle birlikte adaya geçişler yasak. Tamamı otel olan adaya yalnızca otel müşterileri girebiliyormuş. Biraz fotoğraf çektirip ayrıldık.

sveti

Ardından da eski bir müslüman kasabası olan Stari Bar’a gittik. Kalesini gezip küçükbir kafede bir şeyler içtik.

stari-bar

Tüm gezimizin maliyeti uçak biletleri dahil, aile başına 1.100 Euro civarında oldu. Bence fena bir rakam değil. Kesinlikle tavsiye ederim. Ama tabi aynı anda deniz tatili de yapmak istersen o zaman planını daha geniş tutman gerekir. Denizi de oldukça güzel görünüyordu. Yalnız unutma deniz mevsiminde oldukça kalabalık oluyormuş.

Görüşmek üzere…

 

 

 

 

Reklamlar
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s