MİLANO-1

Merhaba;

Milano’ya gidecekmişsiniz. Orada 2 yıl yaşamış ve Milano’dan çok keyif almış biri olarak sana orada nereleri gezeceğinizi, neler yapacağınızı, nerede ne yenebileceğini anlatmaya çalışayım.

Milano gezmesi de yaşaması da çok güzel bir yer, İtalya’nın geri kalanından daha az şaşaalı gözüktüğüne bakma, İtalyan Alman karışımı kendilerine özel bir kültürleri, ona da çok uygun ve seveceğini tahmin ettiğim bir yaşam tarzları var. Verona ya da Floransa kadar görsel anlamda etkileyici değil ama bir havası ve tarzı olduğu için de güzel hissettiren bir yer Milano.

Tavsiyem Milano’ya kış dışında bir dönemde gitmeniz. Tercihen ilkbahar ve yazda orada olmanız. Milano kışları soğuk geçen bir şehir ve dışarda oturmanın, sokakta zaman geçirmenin şehir kültüründe yaygın olduğu bir yer. Şehrin havasını yaşayabilmeniz için havanın güzel olması gerekir diye düşünüyorum.

Milano’ya iki tam gün bence yetecektir ama çok merkezi bir yerde olduğu ve çevresinde çok güzel yerler olduğu için benim tavsiyem 2-3 günü de çevredeki yerleri gezmeye ayırmanız. Milano’dan günübirlik nerelere gidilir onu da en sonda kısaca yazacağım.

Her yerde bulabileceğin şeyler de var yazdiklarımın arasında, sadece Milano’da yaşamış birinin bilebilecegi noktalar da var.

En baştan başlayalım.

Milano’da muhtemelen ya Bergamo ya da Malpensa havalimanlarına geleceksiniz. İkisi de birbirinden çok farklı değil. Havaalanından çıktığınız gibi dışarıda bekleyen express otobüslere atlayıp şehir merkezine gidin. Malpensa’nın çıkışından bir tren de var. O da şehir merkezinde bir yerlere geliyor, şehir merkezinde kalıyorsanız Cadorna istasyonunda inin, oradan kalacağınız yere muhtemelen yürüyebileceksiniz.

Şehirde kalacak yer için benim tavsiyem güney tarafı, akşam dışarı çıktığınızda daha fazla insan, restoran, bar ve aktivite olacak güneyde, kuzey Milano’yu biraz daha insanlarin yaşadığı, güney Milano’yu ise dışarı çıktığı yerler gibi düşünebilirsin. Bunları yazıyorum ama kuzey ve güney diye ayırdığım yerler, merkezden çok çok uzakta kalmadığınız sürece yarım saat içinde yürünebiliyor.

Milano toplu taşıma olanakları açısından en rahat İtalyan şehirlerinden biri. Şehirde 15’den fazla tramvay hattı, 6’dan fazla metro hattı ve bir sürü otobüs göreceksin. Çogu geç saatlere kadar da çalışıyor. Küçük bir şehir için bu açıdan fazlasıyla iyi.

Duomo’nun güney tarafında Missori, Porta Ticinese ya da Navigli yakınlarında kalabilirsiniz. Güzel yerler var ancak bir tık pahalı. İtalya’nın büyük bir kısmında bizim alıştığımız gibi kahvaltı ya da geniş otel odaları bulamayacaksınız, yeri güzel ve ortalama bir otel bulduğunuzda çok düşünmeyin derim ki zaten sadece yatmaya gitmelisiniz otele bence Milano da.

İlk gününüze erken başlayın. İtalyanların ünlü kahvesi ile brioche’unu mutlaka yiyin. Göreceksiniz ki kahve bütün kafelerde çok güzel çünkü kahveyi güzel yapamayan bir kafenin İtalya’da iş yapabilme şansı yok :). Zincir kahvecileri İtalyanlar pek sevmez. O yüzden lokal bir kafeye gidin, aşağıdaki makine varsa kafede iyi de bir barista varsa muhtemelen güzel bir kahve içeceksiniz. Tereyağlı taze brioche’unuzu kahvenizle birlikte isteyin ve baristanın kahveyi nasıl da keyifle hazırladığına tanık olun. (Kahve içtiğiniz her yer aynı zamanda akşam içki servisi de yapan birer bara dönüşecek). Kahveyi nasıl çektiğini, nasıl espresso shot hazırladığını, üzerindeki köpüğe ne kadar özendiğini göreceksiniz.

kahve-makinasi

https://www.lonelyplanet.com/travel-blog/tip article/wordpress_uploads/2016/05/GettyImages-477481251_super.jpg

Şimdi biraz İtalya’daki kahvelere gelelim. Caffe dediginiz zaman, insanlar size alıştığınızın aksine bir espresso shot hazırlayacaktır. Caffe macchiato dediğinizde ise espressonun üzerine bir çentik (macchiato çentikli, noktalı demek) süt köpüğü koyup getirecekler. Bu ikisi italyanlarin sabah uyanmak için içtikleri ve sertliği yüksek kahvelerdir. Sert olduğunu küçük bir espresso bardağının dibinde bir parmak kahve gelince anlayacaksınız zaten. 🙂 Yok bir espresso bana yetmez diyorsanız ristretto ya da caffe doppio için. (2 espresso, bütün gün sizi uyanık tutacaktır.)

Americano istiyorum dediğinizde ters bir İtalyan bakışı karşılayacak size. İsminden değil, pek tercih edilen bir kahve olmadığı için. Daha yumuşak bir kahve içmek isterseniz tavsiyem cappucino içmeniz. Latte macchiato da hosunuza gidecektir.

Bunlar dışında da çok sayıda kahve çeşidi var. İcinde alkol olan (caffe correto), çikolata eklenerek yapılan soğuk kahveler vs. Sırası geldikçe hepsine bakın derim.

kahvalti

https://breadcakesandale.wordpress.com/2013/08/26/italian-breakfast-and-why-a-cornetto-isnt-a-croissant

Milano’da görmeniz gereken yerler bence şunlar: Duomo, Galleria Vittorio Emanuele II, Corso Vittorio Emanuele II, Design Supermarket, Teatro Alla Scala, Corso Buenos Aires, Via Dante, Castello Sforzesco & Parco Sempione, Brera, Colonne di San Lorenzo, Naviglio Grande & Pavese ve futbolla ilgileniyorsanız tabi ki San Siro. İki gününüz olduğu için ben şöyle bir rota yapardım…

Kahvaltıdan sonra Duomo’dan başlayın. Duomo dışı itibarıyla Milano’da ve belki de birçok Avrupa şehrinde görüp görebileceğiniz en görkemli binalardan biri. Ben ilk gördüğümde birkaç dakika bakakalmıştım. Vatikan dışında İtalya’daki en büyük, Dünya’daki 5. en büyük kiliseye bakıyorsunuz. 600 yıldır yapılan ve hala bitmeyen bir kilise Duomo. Üzerinde 3400 tane heykel, 180 tane gargoyle var. Gargoyle’lar aşağıya korkutucu bir şekilde bakıyorlar çünkü görevleri yukarıda en tepede kilisenin de koruyucusu Madonna yani Meryem Ana’ya kötülüklerin ulaşmasını engellemek.

Zamanınız ve enerjiniz varsa Duomo’nun üstüne çıkabilirsiniz. üst katta tek başına bir kilise daha var. Çok muhteşem bir manzarası yok ama binanın görkemi ve detaylarını daha iyi görebilmek için üst kat güzel bir fırsat.

duomo

Duomo’dan sonra ikinci durağımız Galleria Vittorio Emmanuele II. Hemen Duomo’nun yanında görkemli bir alışveriş merkezi göreceksiniz. Tam da burası Galleria. İçine girin, bir Milano geleneği olan boğanın üzerine topuğunuzu sabitleyip şans getirmesi için çevrenizde iki kere dönün.

boga

avm

Galleria’nin arka kapısı Teatra Alla Scala’ya yani Dünya’nın en büyük tiyatro salonlarından birine çıkıyor. Leonardo da Vinci heykeli sizi arka kapıda karşılayacak ve La Scala’yı hemen onun karşısında göreceksiniz. Leonardo da Vinci’nin 4 tane çırağı ile olan bu heykeli de, gördüğünüzde hoşunuza gidecek detaylardan biri.

La Scala’yı gerçekten yaşamak için öncesinden programlara bakıp sahneye uzakta olsa bir bilet alabilirsiniz. Program bulamadıysanız ve zamanınız da yoksa, kapıdaki görevliye rica edip içeriyi görmek isteyebilirsiniz. Fotoğrataki gibi bir görüntü sizi karşılayacak.

Buranın çok yakınında Design Supermarket diye bir yer var. Bunu birçok turist bilmez ama her Milano’ya geldiğimizde keyifle gezdiğimiz yerlerden biriydi. İçinde endüstriyel tasarım açısından çok keyifli ve daha önce görmediginiz bir sürü eşyayı bulabileceğiniz bir yer burası. Hem de büyükçe bir alışveriş merkezinin içinde. Bu alışveriş merkezi Galleria’nın Duomo meydanına bakan girişinden çıktığınızda Galleria’dan sonraki soldaki ilk bina. Alışveriş merkezi La Rinascente’nin en alt katı. Gezmeden geçmeyin derim. La Rinascente’nin içinde de Dünya’nın ilk Louis Vitton çantasını görebilirsiniz. 🙂

http://www.wheremilan.com/wp-content/uploads/2016/04/la-rinascente-design-week-2016.jpg

Şimdiye kadar çoktan karnınız acıkmış olmalı. Çok güzel, çünkü yine çok fazla turistin bilmediği ama Milano’da yaşayan herkesin en az bir defa gittiği ve açık bulduğu zaman da (her zaman açık olmuyor çünkü) hemen bir şeyler yemek için uğradığı Luini’de karnınızı doyurun.

Burada panzerotti yemelisiniz. Bizim pişiye benzeyen ve sıcak sıcak servis edilen bir hamur işi panzerotti. İçine domates, mozarella, salam, tavuk, ıspanak v.b. aklınıza ne gelirse koyulabiliyor ve tam bir sokak lezzeti. Elinize alın ve sokağa oturup tadını çıkarın.

panzerotti-1

Karnınızı doyurduktan sonra Corso Vittorio Emanuelle’de yürüyebilirsiniz. Burası şehrin (turistler için) alışveriş caddelerinden biridir. Bir tane de Milan ve Inter Store olacak bu caddede, evdekilere ya da arkadaşlara bir şeyler alınacaksa güzel hediyelikler bulabilirsiniz.

Bu caddeye çok yakın Via Monte Napoleone var. Burayı Milano’yu Milano yapan, lüks arabaların park ettiği, designer dükkanların olduğu, en üst segment alışveriş caddesi gibi düsünebilirsiniz. Yaşarken burdan hiçbir şey alma şansım olmad. 🙂 Ama bir turist olarak gezmesi güzel bir cadde diyebilirim. Manzoni de yine benzer şekilde güzel bir cadde. Bu bölgede ara sokaklar da genelde dar ve lokal butiklere ev sahipliği yapıyor. Bir süre buralarda zaman geçirebilirsiniz. Hem de panzerottiyi yakmış olursunuz.

Milano sanıldığının aksine sadece moda ile ünlü bir yer değil. Daha çok tasarım ile ünlü bir yer. Çok fazla sayıda tasarım okulu olan ve cok ünlü tasarımcılar yetiştiren bir şehir. Hatta Milano’da tasarım deyince insanların aklina ilk olarak değişik ve butik mobilya dukkanları gelir. Dünya’nın en büyük mobilya fuarlarından biri Milano’da düzenlenir. Gezerken de fark edeceksiniz Milano endüstriyel tasarım konusunda çok ileri düzeyde.

Birinci akşam tipik bir İtalyan yemeği yemelisiniz diye düşünüyorum. Sonrasında da sokakta bir şeyler içebilirsiniz. Benim tavsiyem, Duomo’nun alt tarafına Porta di Ticinese caddesine doğru yürümeniz. Colonne di San Lorenzo’ya varacaksınız. Yemekten sonra tekrar buraya geleceğiz.

Akşam yemeği için gelen arkadaşlarımı hep Rugantino’ya götürürdüm. Colonne di San Lorenzo’nun hemen köşesinde bu restoran. Hem herkes için güzel ve makul ücrette yemekler var hem de tipik bir İtalyan restoranı. Çok turistik de değil.

Milano’nun ünlü makarnası (Her İtalyan şehrinin ünlü bir yemeği ve makarnası vardır diyebilirim) Risotto alla Milanese yani safranlı risotto. Safran sevmeseniz bile bence denemeye değer. Kaldı ki risotto Türkiye’de nadiren güzel yapılan bir yemek, İtalya’ya gelmişken güzel bir risotto yemeden dönmeyin derim.

risotto

https://www.google.com/url?sa=i&rct=j&q=&esrc=s&source=images&cd=&cad=rja&uact=8&ved=0ahUKEwisx6uM9dvPAhVQz2MKHc4hDPcQjRwIBw&url=http%3A%2F%2Fwww.ganzomag.com%2Frisotto-alla-milanese-italian-risotto.html&psig=AFQjCNE5sL7ywQOhicisswC7FI1TxrovIQ&ust=1476590141171573

Ama benim Milano’da ve Rugantino’da asıl sevdiğim yemek La Bufala. La Bufala, içinde özel bir mozzarella çeşidi olan Bufala’nın bulunduğu (Fotoğraftaki beyaz büyük parçalar) bir pizza. Bu pizzanın yanında, hazır İtalya’dayken güzel bir Chianti şarabı için derim. Türkiye’de çok pahalı olan ya da pek bulunmayan ama İtalya’da her restoranda rahatlıkla ucuza bulabileceğiniz, tatlı olmayan ve güçlü bir tadı olan Toskana üzümü Chianti. Tatlı kırmızı şarap için Sicilya üzümü olan Nero d’Avola, Milano’ya özel bir beyaz şarap içmek isterseniz de Gewurtztraminer deneyin derim. Evet, Gewurtztraminer hiç İtalyanca gibi değil çünkü bu bir Avusturya üzümü, ancak Kuzey İtalya’da çok sık kullanılıyor ve aromalı bir şarap yapılıyor. Kuzey İtalya ve Avusturya dışında pek bulamayacaksınız bu şarabı.

Bütün bunlarla uğraşmak istemezseniz yine İtalya’da çok yaygın olan vino casa, yani ev şarabı, yani restoranın kendi şarabını içebilirsiniz. Daha içilemeyecek kadar kötü bir ev şarabına denk gelmedim.

pizza

https://www.google.com/url?sa=i&rct=j&q=&esrc=s&source=images&cd=&cad=rja&uact=8&ved=0ahUKEwjy4qPG99vPAhUI9WMKHf6oCQ0QjRwIBw&url=https%3A%2F%2Fwww.thefork.it%2Fristorante%2Ffratelli-la-bufala-ponte-milvio%2F54349&bvm=bv.135974163,d.cGc&psig=AFQjCNEPJJsCmNbT-A5gyO3O55UF35IZrQ&ust=1476590347499272

 

Yemekten sonra ünlü italyan tatlılarından en az birinin tadına bakın derim. Tiramisu ve Panna Cotta benim favorilerim.

Milano’daki gece hayatı ve ikinci günün gezi planı için bir sonraki e-mailimi beklemen gerekecek çünkü çıkmam lazım. En kısa sürede devamını yazıp göndereceğim. Görüşürüz.

Reklamlar
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s