Bosna Hersek – Hırvatistan Gezisi (2)

Dubovnik’ten sonraki rotamız Split. Dubrovnik’ten Dalmaçya’nın en büyük şehri ve liman kenti olan Split’e uzaklık yaklaşık 230 km. Ancak bu yol arabayla 4 saat kadar sürüyor. Yol boyunca Dalmaçya kıyılarında irili ufaklı birçok kentin içinden geçerek, sol tarafınızda sık sık denizi görerek, güzel manzaralar eşliğinde ilerleniyor.  Ama açıkçası yol boyunca geçtiğimiz yerleşim yerlerinden hiçbiri bende Dubrovnik’in ya da Hırvatistan’da gezdiğimiz diğer şehirlerin etkisini bırakmadı. Genelde küçük, az gelişmiş ve çokta göze hitap etmeyen yerlerdi. Elbette sadece yanlarından geçip gittiğimiz için bir şeyleri gözden kaçırmışta olabiliriz.

Split, Dubrovnik’e göre oldukça farklı bir şehir. Hem limanı hem de şehrin kendisi bölgenin merkezi konumunda. Limanda çok sayıda feribotu Adriyatik’teki adalara ya da İtalya’ya gitmek içni hazır beklerken görebilirsiniz. Dubrovnik’in aksine turistik bir şehirden çok ticari bir merkeze benziyor ancak tarihinin eskiye dayanması ve deniz kıyında olmasının da etkisiyle gezilip görülecek birçok yer var.

split-genelSOBRECROACIA.COM

Split’te muhtemelen ilk karşılaşacağınız yer Riva. Aslen burayı deniz kıyısında bizdeki ‘kordon’ tarzında, yayalara tahsis edilmiş bir yol. Halihazırda Split’teki en merkezi, en popüler ve önemli bölge. Birçok cafe ve restoran bu yol üzerinde dizilmiş durumda. Ayrıca Split’te yapılan festivaller v.s. gibi önemli etkinliklerin birçoğu burada düzenleniyor. Yorgunluk atıp, yemek yemek veya kahve içmek için ideal bir yer.

split-riva

http://www.e-architect.co.uk/croatia/riva-split-waterfront

Split aynı zamanda eski bir Roma şehri. Bu sebeple turistlerin ilk rotası roma kalıntıları oluyor. Burada da Diocletian’s Palace ön plana çıkıyor. 1700 yıllık bir yapı olan Diocletian’s Palace zamanında şehrin yönetim merkeziymiş. Halende şehrin merkezi konumda, 4 tarihi kapısı var ve dar sokaklar ile bunları dolduran mağazalar ve restoranlar bu bölgede.

split-roma-tarihi

Hırvatistan’daki en ünlü katedral olduğunu söyleyebileceğimiz Saint Domnius Katedral’i da Diocletian’s Palace’ın olduğu bölgede yer alıyor. Halen orijinal yapısını koruyan ve kullanıma devam edilen Dünya’daki en eski katolik kilisesiymiş.

split-katedral

http://lidija-photo.com/split-croatia/cathedral-of-saint-domnius/

Split’in bu bölgesinde çok sayıda tarihi bina ve müze var. Ancak biz günübirlik ziyaret ettiğimiz ve geceyi Trogir’de geçireceğimiz için birçoğunu gezme fırsatımız olmadı. Geziler esnasında bulunmaktan en çok memnun olduğum yerlerden biri o şehrin pazarıdır. Split’te de böyle bir pazar yeri var. Adı ‘Pazar Market’ diye geçiyor. Bizdeki pazarların hemen hemen aynısı ama yine de şehrin ve yaşayan insanların kültürünü anlamak, yerel ürünlerden satın almak için çok güzel bir fırsat diye düşünüyorum. Pazar Riva’nın doğusunda kalıyor.

split_pazar

http://winetastingcroatia.com/split-market-tour-cooking-class/

Split’te daha fazla vakit geçirilebilir ancak biz planlamamızı aynı gece Trogir’de kalacak şekilde yapmıştık. Bu sebeple günübirlik bir geziyle yetindik. Açıkçası çokta pişman olmadık. Split güzel bir şehir, gezilecek ve görülecek birçok yeri var ama örneğin Dubrovnik’in bize sunamadığı bir şeyi sunduğunu söyleyemeyeceğim. Birgünlük tur bence yeterli.

Split’teki kısa gezimizin ardından gece konaklamak üzere yaklaşık 30 km mesafedeki Trogir’e geçtik. Trogir Hırvatistan’daki diğer birçok turistik şehir gibi Unesco Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Yaklaşık 10.000 nüfuslu küçük bir yer. Surların arasında kalan eski şehir kısmı küçük meydanlara açılan dar sokaklardan oluşuyor. Ama bence en çok ilgi çeken kısmı eski şehir bölgesinin küçük bir ada şeklinde olması ve ana karaya köprülerle bağlı olması.

trogir-ustten

http://www.atlas-croatia.com/arrangement/krka-national-park-trogir/

Trogir’in eski şehir merkezinde Dubrovnik ya da Split’ten farklı çok fazla bir şey yok. Yine dar sokaklar, bu sokaklara yerleşmiş hediyelik eşya mağazaları ve restoranlar bu bölgeyi ele geçirmiş durumda. Ama açıkçası Dubrovnik ve Split’e göre çok daha küçük olması ve tarihi dokunun bu küçük alanda güzel şekilde korunmuş olması nedeniyle ben Trogir’i daha güzel ve samimi buldum. Deniz kıyısını ve surları takip ederek yürüyüş yapmak ve küçük kalesini gezmek oldukça keyifliydi.

trogir-deniz-kiyisi

Bunların dışında küçük şehir merkezinde gezilecek yerlerin başında St. Lawrence Katedrali geliyor. Şehir o kadar küçük ki görmemeniz mümkün değil. Aslen çok büyük veya ihtişamlı bir katedral değil ancak küçük alanda insana yine de büyükmüş gibi geliyor.

st-lawrence-trogir

http://www.villa-meri.com/city-of-trogir/

Trogir’de surların içinde eski, küçük bir taş binadaki iki odadan birinde kaldık. Araç girişi olmadığı için çantalarımızla yürüyerek küçük binayı bulduk ve kiralayan kişiyi aradık. Gelip bize odayı açtı. Gayet temiz, büyük ve güzel bir odaydı. Fiyatı da uygundu. Alt katımız hediyelik eşya dükkanıydı. Gidecekler için böyle bir konaklamayı kesinlikle tavsiye ederim. Her yer rahatça hiç araba ihtiyacı duymadan gezilebiliyor. Ayrıca yorulduğunuz anda odanıza dönme şansınız oluyor.

Hırvatistan’da gezdiğimiz turistik şehirlerde en çok dikkatimi çeken şeylerden biri eski şehir merkezlerindeki turistik mağazaların tabelaları olmuştu. Ortama uyum sağlamış oldukça ilginç tabelalar mevcut. Birkaçının fotoğrafını çektim.

trogir-tabela

Trogir’de sevdiğim bir diğer şeyde dondurmacılarıydı. Biriyle muhabbet etme şansımız oldu. Bu bölgede dondurmacılar Hırvatistan vatandaşı olmakla birlikte genelde Makedonya kökenli oluyormuş. Dondurmaları kendisinin hazırladığını söyledi. Gerçekten hem çok çeşitli hem de çok lezzetli dondurmalar yapmıştı.

trogir-dondurma

Trogir bir tam günde rahatça gezilebilecek bir yer. Ama bence bir gece konaklamak lazım. Dar sokakların arasına serpilmiş küçük deniz ürünleri lokantalarından birinde akşam yemeği yemeden ve gece vakti tarihi dar sokaklarda gezmeden bu bölgeden ayrılmamak gerekir diye düşünüyorum. Bir gecelik konaklamamızın ardından rotamızı Hırvatistan’ın meşhur Plitvice Gölleri Ulusal Parkına çevirdik. İlk planlamamızı yaparken en çok merak ettiğim yer burasıydı. Bir sonraki yazıda Plitvice, Zagreb ve Saraybosna’da yaptıklarımızı anlatmaya çalışacağım…

Reklamlar
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s